Megapol’de Çalışmak

Megapol’de Çalışmak
01-01-2013

Prof. Dr. Ali Saffet Gönül

Biz insanlar sıklıkla hayatımızın anlamını veya hayatımızın nereye gittiğini sorgularız. Şüphesiz ki hayatımızı sorguladığımız bu düşünce uğraşı sırasında yaptıklarımız, yakaladığımız ve kaçırdığımız fırsatları, gelecek ile ilgili durumları sorgularız. Çok defa geçmişi sorgularken, o anda sahip olduğumuz fırsatları veya elde ettiğimiz kazançları fark edemeyiz. İş bu nedenledir ki doğu felsefelerin çoğu yaşadığımız ana ve o anın getirdiklerini hissetme konusuna odaklanmaktadır. Peki biz şu anki anımızı değerlendirdiğimizde neredeyiz? 

Şu an itibari ile bizler Megapol şirketinin çalışanlarıyız. Acaba?....Belki de değiliz. Bizler Megapol’ü oluşturan bir bütünün parçalarıyız. Peki o bütün ne? O yek yapı bütün hepimizin zihninde farklı farklı şekillense de pek çok açıdan çoğumuzun tanımları ortak. Öncelikle bizler onun bir parçasıyız ve bizler ile beraber yaşıyor. Her ne kadar biz onsuz ve o da bizsiz yaşayabilse de; o bizimle, biz onunla daha güçlüyüz. Bizler hep beraber bir yaratıcı güce katkıda bulunuyoruz. Projelerimiz ile gayrimenkule ve sanata değer katıyoruz. Değer katma.... Bir heykeltıraşın bir taşı değiştirmesi, bir bilim adamının bir gözlemi yorumlaması, bir öğretmenin bir öğrenciyi değiştirmesi gibi. Megapol’de projeleri ile daha az değerli bir nesneyi alıp tıpkı bir sanatçı gibi değer katıyor. 


Pieta, Michelangelo’nun yekpare mermerden yaptığı eser. Anatomik ve biçimsel kusur neredeyse hiç yok. Kumaşın kıvrımları bile fizik kurallarını takip etmiş.


Sir A. Fleming’in tesadüfi bir gözlem sonucu bulduğu penisilin sadece birinci dünya savaşı sırasında yüzbinlerce yaralı İngiliz askerlerinin hayatını kurtarmış ve pek çok askerin yeniden cepheye dönmesini sağlayarak savaşın gidişinde önemli bir etki olmuştur (aynı savaşta Sarıkamış’ta tek bir kurşun atamadan sıtma, kolera gibi salgın hastalıklardan Osmanlı’nın on binlerce askerinin öldüğü düşünülürse tek bir gözlem ve ondan elde edilenlerin önemi anlaşılır)

Bu abartılı bir yaklaşım değil. Yaptığı projelere bakınca bunu rahatlıkla görmek mümkün. Megapol işe çok değerli bir proje ile başlayıp daha da önemlisi bu projeyi tamamlamaktadır. Geriye dönüp bakınca Megapol’ün her projesi İzmir için “ikonik” bir yapı özelliğine sahiptir. Örneğin Herris Tower, Alsancak için Hilton’dan daha dikkat çekici bir yapıdır. Anadolu apartmanı ve sanat merkezi mutlaka ilerde İzmir’e gelecek turistlerin ziyaret edeceği bir yapı olacaktır. Bütün bu yapıları ise Megapol Tower ile taçlandırıldı. Bu ikonik yapılar, diğer yapılan işler ile bir arada değerlendirildiğinde bir sanatçının bir taşı biçimlendirmesi gibi Megapol’de İzmir’i biçimlendirmektedir. Bizler bu sürecin içinde olduğumuz için kendimizi şanslı hissetmeliyiz. Çünkü şu anda ne yaptığımızı tıpkı bir aynada görebileceğimiz bir yapının parçasında yaşamaktayız. Pek çok insan maalesef yıllarca çalıştıktan sonra ne ürettiğini göremediği veya göremeyeceği işler yapmaktadır. Aynadaki yansımanın bu kadar belirgin olmasının diğer bir nedeni; Megapol olarak aldığımız işleri tamamlayacak bir sistemimizin var olmasıdır. Pek çok şirket maalesef pek çok işe girmesine rağmen projelerini bitirememektedir. Bizler Megapol’de bunu becerebilmekte ve eserlerimizi görme ve onlar ile gurur duyma şansına sahibiz.

Megapol’de daha önemli ve değerli işler yapma arzusu ile Megapol’ü oluşturan insanların bilgi ve beceri olarak kendini bir yukarıya taşıması şirket politikası olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle her Megapol çalışanın kendisini geliştirme isteği olması son derece önemlidir. Bu Megapol’ü bir çeşit profesyonel okul haline getirmektedir. Bu yaklaşım ile bir dönem Megapol’de çalışan herkesin özgeçmişinde bu şirketin ismi önemli bir referans olacaktır.

Eskiden bir sanatçı, tek başına hayal dünyasındaki yapıtını gerçeğe yansıtması ile eserini oluştururdu. Bugün için ise ikonik eserleri yapmak için tek akıldan daha fazlası gerekmektedir. Bu ancak birden çok aklın bir araya gelmesi ile mümkün olmaktadır. Peki akıllarımızı nasıl bir araya getirebiliriz? Ekip olmak bunun en belirgin yollarından biridir. Ekip yapısının yararları en iyi otomobil ve teknoloji firmalarında görülmektedir. Bugün için bir araba “design”i için 960.000 mühendislik saati gerekmektedir. Bu 500 mühendisin sürekli tam bir yıl çalışması mümkün olmaktadır. Ancak, bu kadar mühendisi bir arada çalıştırmak neredeyse imkansızdır (en iyi örnek IBM 7030 projesi). Bu nedenle sadece 80-100 mühendisi ekiplere bölerek 5 kat performans elde etmek mümkün olmaktadır.

Megapol sadece ekiplerden oluşan ve ikonik yapı ve projelere imza atan bir kurum değildir. Aynı zamanda yaşayan bir topluluktur. Her toplulukta olduğu gibi bizimde belirli bir kültürümüz (yazılı olmayan kullarımız) vardır. Bu kurallar içinde en temel olanları ise

1. Biz Megapol’de iş arkadaşlarımızı görünce selamlaşırız.
2. Biz Megapol’de önemli işlere hep beraber imza atarız. Bu işler İzmir’in önemli değerleridir.
3. Biz Megapol olarak başladığımız işleri en iyi şekilde bitiririz.
4. Biz Megapol’de çalışanlar, problemleri önceden görüp daha problemler doğmadan çözmeyi amaçlarız.
5. Öğrenmeye ve öğretmeye önem veririz. Bilgimizi paylaşırız. Bilgi istediğimizi ilgili kişiden, onun vaktine saygı göstermek adına, önceden randevu alır ve hangi konuda bilgi istediğimizi belirtiriz. Bizden bilgi isteyene yeterince süre ayırırız.
6. Ekip çalışmasına ve yardımlaşmaya önem veririz.
7. Ekip üyeleri olarak koordinatörümüzle sıklıkla yapılan işleri paylaşırız ve koordinatörü bilgilendiririz.
8. Ekip üyelerimizden bilgi saklamayız. Şirket dışında ise kimse ile bilgi paylaşmayız.
9. Birbirimiz ile konuşurken ses tonumuza ve ifadelerimize dikkat ederiz. Ses tonumuzu belirli aralıkta tutarız.
10. Kişiler hakkında değil, iş hakkında konuşuruz.
11. Şirket içi iş ve ilişki sorunlarımızı sadece ilgili kişi veya kişiler ile konuşuruz.
12. İş arkadaşlarımızın zamanına kişisel ve iş alanlarına saygı gösteririz.
13. Google araçlarını kullanmaya dikkat ederiz. 

İzmir Web Tasarım