Balenin 'Altan Ağabey'i - Altan Kılınç

Balenin 'Altan Ağabey'i - Altan Kılınç

Yunus Emre ÇINAR / İZMİR
İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin eski ve başarılı baletlerinden Altan Kılınç adeta rekora koşuyor. Baleye, 15 yaş gibi geç sayılabilecek bir dönemde başlaasına rağmen, sahne sanatları, performans ve sosyal sorumluluk projeleri gibi birçok başarıya imza atan Altan Kılınç şimdi de gençlik sırrıyla ilgi odağı. Şu an 47 yaşında olan ve yirmilik baletlere taş çıkaran Kılınç, İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin (İZDOB) Balet Altan Ağabeyi olarak anılıyor. Kendi yaşının yarısı yaştaki dansçılarla halen sahnelerde boy gösteren balet Kılınç, sırrını Habertürk Egeli'ye anlattı. Kendini hep genç olarak gördüğünü belirten Altan Kılınç, "Bana sürekli 'nasıl yaşıyorsunuz', 'nasıl besleniyorsunuz', 'sırrınız ne' gibi sorular geliyor. Cevabı ise çok basit; çünkü ben sevdiğim işi yapıyorum. Bunu yaparken de çok büyük zevk alıyorum. Herkese baleyi sevdirmek için uğraşıyorum. Fiziğim el verdikçe devam edeceğim" dedi.

Baleye nasıl başladınız ?
Baleye 1984 yılında Korkmaz Sagatov ile başladım. İzmir'de devlet balesinin ilk kurucusu Sagatov, devlet sahnelerine bale sanatçısı yetiştirmek ve öğrencileri özel bir eğitime tabi tutmak üzere İzmir'de okullardan seçmeler yapıyordu. Bu 3 yıllık özel program için okulumdan beni seçtiler. Bu eğitimi alıp baleye devam eden bir tek ben kaldım. Türkiye'de önceleri İngiliz ekolü uygulanırken sonraları yerini Rus ekolüne bırakmıştı. Ben de Rus sistemi ile yetiştim. İlk olarak 1988 yılında Don Kişot Balesi'nde ilk solo performansımı sergiledim.

Balet olacağınızı hiç hayal eder miydiniz?
O yıllarda sadece siyah beyaz TRT1 televizyonu vardı. Denk gelirse bale seyredilirdi. Aklımda olmamasına rağmen böyle bir seçmeden teklif gelince sanki Kraliyet ailesinden davet almış gibi oldum ve kabul ettim. Fiziki oranlarım çok uygunmuş baleye bu yüzden beni seçtiler. Başlangıç yaşım 15 idi. Normal eğitime başlama yaşları ilkokulu bitirdikten sonra olduğundan konservatuar zamanına denk düşmüyordu. Dokuz Eylül Konservatuarı'nda yine de iki yıl dışardan okudum. Sahneye ilk çıktığım Don Kişot balesinde ise kendimi gerçek bir İspanyol meyhanesine girmiş gibi hissettim. İnanılmaz bir duyguydu.

Hep İzmir'de mi kaldınız?
Zurab Kikilashvili beni Rusya ya götürmek istedi. O dönem komünizm vardı. Ailecek bu yüzden çekindik. Sonra yeni kurulan modern dans topluluğu turneye geldiğinde Ankara'ya çağırdı. Fakat buradaki yaşantımdan dolayı İzmir'den kopamadım ve burada devam ettim. İzmir'de de Devlet Opera ve Balesi'nde kadrom olunca bu kaldım. Ama burada da işimi en iyi şekilde idame ettirdim.

Balet olacağınızı söylediğinizde çevrenizdekilerin tepkisi ne oldu?
Benim başladığım yıllarda zordu. Türkiye'nin ilk baleti Engin Akaoğlu şöyle demişti bir kere bana; "Oğlum ben her akşam eve giderken bana sataşan birini dövüyorum". Yıllar geçtikçe halk alıştı. O zamanlar bale yapmak ve tayt giymek bize ters diyenler şimdilerde moda tutkusu uğruna tayt pantolon giyiyorlar. Yine de bale her zaman insanların ilgisini çekiyor. Askerlik zamanımda doğudan gelmiş çok arkadaş sahne anılarımı ilgi ile dinlerlerdi. Anadolu insanının özünde dans fazlasıyla var zaten.

Peki ya ailenizin tepkisi?
Ailem karışmadı; hatta destek oldu. Babam İzmir`de inşaat sektöründe tanınmış saygın isimlerdendi. Üçüncü çocuk olmamdan mıdır bilmem ama sevdiğim işi yapmamı istediler. Sanata ve emeğe çok saygısı vardı. Farklı bir bakış açısına sahiptiler. Çok heyecanlandığı için beni sadece bir kez sahnede izleyebildi. Fakat babam, her zaman sahneye, kalbimde benimle beraber çıkıyor.

Kaç yaşına kadar baleye devam etmeyi düşünüyorsunuz?
Kopmak çok zor. Erken yaşta ayrılan ve geceleri bunun üzüntüsünü yaşayan çok hikaye duydum. Bu iş içinize işlediği zaman başka işlerden kopmak, meslek değiştirmek gibi olmuyor. Bunun yan kulvarları da olsa devam ettirilmeli. Bu meslek beslenmemiz, gıdamız gibi. 40 yaşlarına kadar normal şartlarda baletlik yapılıyor. Sizin kendinize ne kadar iyi baktığınızla da alakalı bir şey aslında. Rusların Mukhamedov'u 57'yi geçti hala hareket gösteriyor, istediği zamanda sahneye çıkıp dans ediyor. Sahne sanatçıları sürekli sahnede olmak ister. Bu bir ego değil aşktır. Bende sanırım gidebildiğim ve fiziğim el verdiği yere kadar gideceğim.

Yaşınızı hiç göstermiyornuz ve hala balede en iyiler arasındasınız. Dışarıdan insanlar ne yorum yapıyor?
Evet herkes yaşımla ilgili konuşuyor. Yaşıma göre genç göstermem ilgi odağı oluyor. Performans açısından da iyiyim. 10 sene evvel bana söylemeseler de yaşım dans gecelerinde konu oluyormuş şimdi ise zaman zaman salsa gecelerine gittiğimde "nasıl yaşıyorsunuz", "nasıl besleniyorsunuz", "bunun sırrı nedir" gibi sorular geliyor. Haliyle çok hoşuma gidiyor bu yaşta bunları duymak. Yaz tatilimi Çeşme de geçiriyorum burada bile sabahları dans ediyorum, Ilıca plajında sporumu aksatmıyorum. Hatta yazlık sakinleri bile bazen eşlik ediyor. Devlet Opera ve Balesi'nde dans ettiğim arkadaşlarımın çoğu benim yarı yaşımda dolayısı ile bu konu onlara da ilginç geliyor. Hepsi beni ağabeyleri olarak görüyor. Bana gelip, 'ağabey şu duruşu nasıl yapalım', 'nasıl oldu', 'senden çok olumlu enerji alıyoruz' diyorlar. Onların ağabeyi olmak sevilmek beni gururlandırıyor.

Türk baletler yurtdışında neden fazla tanınmıyor?
Türkiye'de ve dünyada başarılı, ünlü isimlerimiz var. Örneğin; Oğulcan Borova Amerika'da yaşayan 3 altın madalyalı bir balet. Bu tarz örnekler çok ancak medyatiklik farklı bir şey. Televizyona çıkıyorsanız; medyatikseniz tanınırsınız.

Bale neden ülkemizde yaygınlaşmıyor?
Eskiye göre şu an baleye ilgi çok fazla. Ancak ülkemizde genel olarak bir istihdam sıkıntısı var. Türkiye'de kadrolar sıkıntılı. Çok az sayıda kadro var. Böyle olunca ailelerde çocuklarının geleceğini düşünmek zorunda. Haliyle başka mesleklere yönlendiriyorlar. Bu da balenin gelişmesine engel oluyor.

Bir baletin programı nasıldır; çalışma sisteminizi anlatırmısınız?
Sabah kalktıktan sonra beslenme çok önemlidir. Sonrasında kendinizi bale dersine hazırlar ısınır, antrenman gibi piyano eşliğinde 1,5 saat bar ve orta hareketlerinden oluşan bale dersini yaparsınız. Ben ilk önce pilatesle başlarım. Öğleden sonrada provalara devam ederim. Prova disiplini görevinize göre değişkenlik gösterir. Akşama kadar bu böyle devam eder. Tüm bunlardan sonra vücudu toparlamak için kendinize yeni bir antrenman uygularsınız. Prömiyer öncesi ve turne provaları ise gece geç saaatlere kadar sürebilir.

Balede kadın ve erkeğin birbirine göre üstünlüğü var mı?
İlk zamanlar balede, erkek kadına eşlik eden bir figür şeklindeydi. Ancak efsanevi baletler bunu kırdı. Baletlerin de gerçek birer dansçı olduğunu gösterdiler. Erkeklerin görevleri eskiye göre aktifleşti. Kadın, erkek eşitliği gibi sahnede de eşit yer alıyorlar artık.

Zumba gibi danslar zayıflama amaçlı kullanılıyor. Balede de zumba yapılıyor mu?
Yetişkinler için dersler var. Hobi ve estetik olarak çeşitli amaçlar için yapılabilir. Vücudu nasıl kontrol edebileceğinizi, koordine edebileceğinizi öğretir. Sonuçta hiç kullanmadığınız kas gruplarını balede kullanıyorsunuz. Bedeninize bir form gelir.

ÖNEMLİ OLAN BALEYİ SEVDİRMEK
Çok tecrübelisiniz eğitim veriyor musunuz?

Bale eğitimi demeyelim ona ama yardımcı oluyorum diyebiliriz. İlkokul, lise öğrencilerine dersler verdim ama bunlar ticari kaygı ile olmadı.Yani okul açayım orada ders vereyim gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı. Tabii ki baleyi de yeni nesile aktarmak gerekiyor. Dışarıdaki duruşunuzla örnek olmanız, öncelikli olarak baleyi ve dansı sevdirmeniz gerekiyor. Bu düşüncem ve tutumum çok sayıda insanı baleye ve dansa başlatmama sebep olmuştur. Yani insanlarla bir saat çalışarak bile farkındalık yaratabilirim.

ENGELLİLERLE DANS ETMEK İSTİYORUM
Engellilerle de dans gösterisi yapmıştınız bunu anlatır mısınız?
Kent Orkestrası'nda dans ederken Amerika'daki balet arkadaşımın bedensel engelli kardeşi Özüm, hep bizi izlerdi. Hüseyin Çebi hocam bir gün 'Engelliler günüyle ilgili bir konser var' deyince benim de aklıma bir fikir geldi. Hemen Özüm'e telefon açtım, birlikte dans edelim mi diye. Ancak o, konserde klarnet çalmayı tercih etti. Konserden sonra keşke dans da etseydik demişti bana. Bunun ardından ertesi sabah Büyükşehir Belediyesi'ne giderek, 'Ben engellilerle dans etmek istiyorum' dedim. İnciraltı'nda belediyenin engelliler merkezinde dans dersi vermeye başladım. 2002-2004 yıllarında engellilerle çok sayıda dans gösterileri, konserler yaptık. Çok da yakın arkadaşlar edindim orada. Aralarında down sendromlu, şizofreni olan hastalar da vardı fakat ben onlarla dans ettiğim için çok mutlu oldum.

ATATÜRK'ÜN MANEVİ KIZIYLA DANS ETME İMKANI BULDUM
Unutamadığınz bir anınız var mı?

Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe ile özel bir gecede aynı ortamda bulundum. Dans pistinde onunla dans etme şerefine eriştim. Bana aslında balerin olmak istediğini söyledi. Hatta, 'Atatürk yaşasaydı beni balerin yapacaktı' dedi. O bakışlarını anlatamam. Çok gururlandım. O zaman bir kez daha 'iyi ki bale yapıyorum' dedim.

UYDU UYDU UYDU
KİMLİK KARTI
Adı-Soyadı :
Altan Kılınç
Doğum tarihi –Yeri : 25.08.1969 İzmir
Eğitim : Dokuz Eylül Konservatuarı Bale Bölümü
Kariyer : 1984 yılında ünlü isimlerle baleye başlayan Altan Kılınç uzun yıllar boyunca İzmir'de baletlik yaptı. Kılınç, çok sayıda operada solo dans performansı ile dikkat çekerken engellilerle bale gösterileri,belediyeler ile birlikte çocuklara ve yetişkinlere bale eğitimi verdi. Altan Kıllınç 47 yaşında olmasına rağmen halen İZDOB'un en iyi baletleri arasında gösteriliyor. 

Başkanın Mesajı


Başkan'ın Mesajı

Başkan'ın Mesajı

"Hayat bir rüyadır. Rüyamıza inanır, algımızı paylaşarak güçlendirir,
berrak hale getirebilirsek, ortak rüyamız olur.
Bunu başarabilirsek, hayat bir tasarım olur, mükemmel bir tasarım !"

S. Selim Gökdemir

İzmir Web Tasarım