Duvarlara çiçek açtıran çoban - Nuran Erden

Duvarlara çiçek açtıran çoban - Nuran Erden

Yaşadığı mahallenin duvarlarını, sokak lambalarını, yaptığı resimlerle çiçek tarlasına çeviren kadın Nuran Erden

Köylü ressam

Mehmet İNMEZ / İZMİR
Çeşmenin germiyan mahallesinde kardeşleriyle birlikte yaşayan 54 yaşındaki Nuran Erden üniversite mezunu ve çobanlık yapıyor. Sabah koyunları otlatıyor, öğleden sonra ise şalvarını giyip, başörtüsünü takarak eline boya fırçasını alıp köy duvarlarını, elektrik direklerini boyuyor. Hemen hemen her evin duvarında adeta çiçek açtırarak köye ayrı bir hava katan Nuran Erden'in resim aşkı çocukluk yıllarında başlamış. İlk olarak defterlerini, sonra sandalyeleri boyamış, ardından da evlerin duvarlarını, ve sokak lambalarını elinde boya ve fırçasıyla tuval haline getirmiş. Mahallede bulduğu her beyaz duvara o an aklından ne geçerse çiziyor. Kendini asla ressam olarak görmüyor, ama yaptığı işten büyük keyif alıyor. Erden, 'İçimden o an ne gelirse çizerim' diyor.
Erden'in duvarlara yaptığı resimler sosyal medyada yer alınca, Germiyan'a gelenler ve duvarları çiçek bahçesi gibi görenlerde, 'Bu ressam kim?' diye soruyor. Şehirli kadınlar karşılarında, şalvarlı, başörtülü ve köylü şivesi ile birini görünce şaşırıyor'. Resmin kendisi için bir aşk olduğunu savunan Nuran Erden şuana kadar kimseden para almadığı gibi boya paralarını da kendisi karşılıyor. Kendini ressam olarak tanımlamayan Germiyanlı Nuran Erden," Ben köylü kadınım. Üniversite mezunu çoban ve çiftçi Nuriyeyim. Amatörüm ve resim yapmayı seviyorum' diyerek kendini ressam olarak görmediğini de dile getiriyor.

Sosyal medyada, 'duvarları boyayan Üniversiteli çoban Nuran' olarak tanınmaya başladınız. Kimdir bu Nuran ?
Ben Çeşme'nin Germiyan köyünde doğdum, büyüdüm. İlkokulu burada bitirdim. Ortaokuldan lise 1'e kadar İzmir'de oturdum. 27 yaşında üniversiteyi kazandım. 3 yıl Ovacık'ta halk eğitimde nakış kursunda görev yaptım. Ondan sonra da zaten uzun yıllardır çobanlık yaptım. Çobanlık ve çiftçilik yapıyor, para kazanıyorum. Bekar ve kardeşleri ile yaşayan köylü bir kadınım.

Resim yapmaya nasıl başladınız?
Çocukluğumdan bu tarafa resim yapmayı çok seviyorum. Defterlerim ve kitaplarım hep resim doluydu. Defterlerden sonra sandalye üzerine resim çizmeye başladım. Ondan sonra sandalyelere sığamaz hale gelince duvarlara başladık. Bu kez evin merdivenleri ve duvarlarını boyadım. Sandalye, evin duvarları yetmeyince sokaklara taştı. Beyaz gördüğüm, her duvarı ve direği anında boyuyorum.

Hep baykuş ve çiçek, resimleri çiziyorsunuz, nedeni var mı ? Yapacağınız resimleri önceden planlıyor musunuz ?
Baykuşları ve çiçekleri çok seviyorum. Duvarlara ve direklere hep çiçek ve baykuş resimleri yapıyorum. Favori rengim mavi. İnsanlar duvarlara baktığı zaman çiçek görsün, içi açılsın. Duvara resim yaparken, önceden planlamıyorum. O an aklıma ne gelirse çiziyorum. Düşüncelerim fırçamın ucuna akıyor ve çiziyorum. Allah ne verdiyse çıkıyor. Bazıları insan resmi çizmemi istiyor. Neden portre yapayım ki, insanlar ağaç, çiçek ve hayvan resimleri görsün içi açılsın.

Köye girdiğimiz zaman nereye baksak sizin resimleriniz. Bunun çoğalmasına neden olan sizin güzel resim yapmanız mı köylünün beğenmesi mi ne oldu? Tepki veren hiç çıktımı?
Köylü önce biraz temkinli yaklaştı, ama ben daha sonradan yaptıkça hoşlarına gitti. Ben köyümü çok sevdiğim için köyü resimlerle doldurdum. Benim amacım köyün biraz tanınması ve köye gelen ziyaretçi sayısının artması. Bunu yaparken de köyün yapısının bozulmasını istemem. Resim yapacağım evin ve sokakta ön şartım illa ki badana olacak. Badana olmazsa yapmıyorum o benim olmazsa olmazım. Evine badana yapmayana kesinlikle resim yok. Şu ana kadar kimse, neden benim evimin duvarını boyuyorsun ? demedi. Zaten diyemez, duvarlar kamuya aittir.

Siz kendinizi ressam olarak görüyor musunuz ? Yoksa hobi olarak duvarları boyayan köylü bir kadın mısınız ?
Ben amatörüm, ressam değilim. Kendimi öyle tanımlıyorum. Zaten yaptığım resimler için günlerce uğraşmıyorum. Duvarın başına geçip, şak şak çizip geçiyorum. Biraz Allah vergisi diyorum. Profesyonel değilim amatörüm. Ne boyası kullandığımı bile bilmiyorum. Plastik boyayla yapıp geçiyorum. Özel boyam da yok, bunların belki daha özel boyaları var, onları da bilmiyorum yani. Bilinçli yapılmış, bir şey değil bunlar, içimden geleni yapıyorum.

Köyü ziyarete gelenler, resimleri görünce nasıl karşılıyor. Resimleri sizin yaptığınızı görünce tepkileri ne oluyor.
Eskiden köye gelenler görüyordu, yaptığım resimleri, şimdi sosyal medya sayesinde herkes biliyor. Herkes hayran kalıyor. Resimleri görenler, Nuran Hanım'ı arıyoruz? diyor. Beni böyle görünce bir çoğunun yüzünün şekli değişiyor. Şalvarlı, başörtülü ve köylü şivesiyle konuşan birini görünce şaşırıyorlar. Benle konuştuktan sonra konuya hakim oluyor, sonradan değişiyor o duruşları da. Özellikle şehirli kadınlar, 'Bir köylü kadını mı yaptı bunları?" diyor. Onlara kızmıyorum. Ben köylü kadınım. Ben Üniversite mezunu çoban ve çiftçi Nuran'ım bunu inkar edemem.

Hayatınız resim yapmak. Peki neden hiç evlenmediniz ?
Hiç evlenmedim. Öyle evlenmiş olmak için evlenmek bana ters. Benimle evlenecek insan ince ruhlu olacak. Kısmet olmamış diyelim.

Her evin duvarına, sokağa ayrı ayrı resim çiziyor musunuz, bunun bir anlamı var mı ?
Evin içerisinde olan ailenin yaşantısını, sokağın özelliğine göre, resim çiziyorum. Germiyan hatırasını bizim sokağa girsinler' diye yaptım. 'Resim köşesi olsun' diye geniş alanda rahat bir şekilde yaptım. Evde oturan kişinin yaptığı işe göre ve ya durumuna göre de desen yapıyorum. Benim dalgıç yeğenim var. Dalgıçlar nerede dalar ,denizde, denizde ne olur balık, ona göre bir şeyler yaptım. Kendime mesela oturup çay içerken görmek için karanfilli laleli güzel bir kompozisyon yaptım. Yani kişiliğe göre, ruh halime göre çiziyorum. Baykuşları çok sevdiğim için özellikle baykuşları biraz renkli renkli yaptım. İnsanlar renkli şeyleri seviyor cıvıl cıvıl şeyler hoşuna gidiyor. Sokaklara kırmızı salyangozları özellikle yaptım. Köyümü çok seviyorum zaten. Benim aşkım da köyümdür. Resim yapmaktaki amacım köyün tanınması ve ilgi çekmesi başka bir şey değil. Ben resimlerimle köyüme makyaj yapıyorum.

Köyün tamamını boyadıktan sonra hedefiniz var mı? Başka illerin sokaklarına resim yapmak ister misiniz ?
Köyün bütün sokakları bittikten sonra büyük şehirlerin sokaklarını da resimlerle süslemek isterim. İnsanlar boş duvara bakmak yerine çiçeklere ve hayvanlara baksın daha güzel.

Resim yaptığınız boyaları nasıl alıyorsunuz ?
İlk yaptığım resim boyalarını bir arkadaşım verdi. Sonra hepsini kendim aldım. Kimse bana boya getirip, vermedi. Hepsi kendi imkanlarımla. Zaten boyanın kalitesi de önemli değil. Önemli olan, resmin ruhu ve insanlara yansıttığı mutluluk ve huzur

Köyde, herkese Mustafa diyorsunuz, neden ?
Mustafa bizim sülalede çok var. Mustafa ismini de çok seviyorum. Kızlara erkeklere eşyalara dahi, bazen Mustafa diyorum. Şu Mustafayı bana versene! diyorum, bardak diyeceğime. İsim hafızam çok az. Tam balık burcuyum. Balık ve kova burçları bilirsiniz, biraz daha ince ruhlu sanata yatkın olur.

KİMDİR?
Adı Soyadı: Nuran Erden
Yaş: 54
Medeni Durumu: Bekar
Eğitim: Trakya Üniversitesi Halı Desinatörlüğü bölümü


 

Başkanın Mesajı


Başkan'ın Mesajı

Başkan'ın Mesajı

"Hayat bir rüyadır. Rüyamıza inanır, algımızı paylaşarak güçlendirir,
berrak hale getirebilirsek, ortak rüyamız olur.
Bunu başarabilirsek, hayat bir tasarım olur, mükemmel bir tasarım !"

S. Selim Gökdemir

İzmir Web Tasarım