Bergama'nın kültürel mirası ona emanet - Demet Sağlam Tokbay

Bergama'nın kültürel mirası ona emanet - Demet Sağlam Tokbay

Melis APAYDIN İDE/İZMİR
Anadolu'nun son karatabak ustası ile kadın çırağının azim dolu hikayesi Bergama'nın külterel mirası parşömene yeniden can verdi. Kültür Bakanlığı'nın "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak değerlendirdiği, tamemen el emeğiyle parşömen (hayvan derisinden üretilen kağıt) üreten 85 yaşındaki İsmail Araç, yıllardır emek verdiği mesleğini çırağı Demet Sağlam Tokbay'a emanet etti. Tabakhanede çalışmanın getirdiği zorluklar, hayvan derisinin ağır kokusu nedeniyle 55 yıldır yetiştirebileceği bir çırak bulamayan İsmail Usta, ilk zamanlar bu işi bir kadının yapabileceğine inanmadı. Ustasının itirazlarına rağmen vazgeçmeyen Demet Sağlam Tokbay(38), gece-gündüz çalışarak parşömen üretiminin tüm inceliklerini öğrendi. Zanaatını kadın zerafetiyle birleştiren Tokbay, kendi ürettiği parşömenlerin üzerine desen çalışmaları yaparak yurtiçi ve yurtdışından gelen turislere satmaya başladı. Çırağının başarısıyla gurur duyan İsmail usta ilerleyen yaşı ve sağlık problemleri nedeniyle bu yaz sonunda parşömen üretmeyi bırakmayı bırakacak. Çırağı Tokbay, Türkiye'nin ilk ve tek kadın parşömen ustası olarak yılların geleneğini devam ettirecek.

Asıl mesleği restoratörlük-konservatörlük olan Demet Sağlam Tokbay, İsmail ustayla nasıl tanıştığını ve parşömen yapımını öğrenmeye nasıl karar verdiğini HT Egeli'ye anlattı.


-Yolunuz parşömenle nasıl kesişti?
Demet Sağlam Tokbay: Bergama ile tanışmam 1995 yılına denk geliyor. Üniversite eğitimimi Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Restorasyon ve Konservasyon bölümününde tamamladım. Okulu tamamladıktan sonra bir süre İstanbul'da çalıştım. Daha sonra Bergama'ya dönerek Bergama Belediyesi bünyesindeki restorasyon bürosunda ilçenin tarihi binalarla ilgili çalışmaları yürüttüm. Parşömenle yolum burada kesişti. Okul döneminde, sanat tarihi derslerinde parşömen kağıdıyla ilgili çok fazla bilgiye rastlamıştım. Ama hiç dokunmuşluğum yoktu. Çıkış noktası Bergama olmasına rağmen çok fazla rastlanılan bir şey değildi. Bir unutulmuşluk söz konusuydu. O dönemde parşömeni yeniden canlandırmak için Bergama Kültür Sanat Vakfı harekete geçmişti. Ben de onlarla birlikte çalışmaya başladım ve İsmail ustayla tanıştık. Asıl hikaye burada başladı...

-İsmail ustanın çırağı olmayı siz mi istediniz?
Demet T. : Hiç kimyasal kullanmadan eski yöntemle yapılan tabaklama yöntemine "Karatabak" deniliyor. İsmail usta Anadolu'nun yaşayan son karatabağı. Çok küçük yaşlarda bu işe başlamış. Onun çocukluğunda Bergama'da onlarca karatabak parşömen ustası varmış. Ama şimdi Türkiye'de bu işi elle yapan sadece o kaldı. Tanıştıktan sonra İsmail ustayı her gördüğümde içim acıyordu, çünkü çok yaşlıydı ve artık işi bırakmak istiyordu. Hiç çırağı yoktu. Ondan sonra bu işi devam ettirecek kimsenin olmaması beni üzüyordu. Ona bu işi öğrenmek istediğimi söyledim. Çünkü birileri öğrenmezse bu meslek kaybolup gidecekti. İsmail ustayı ikna etmem 4 yıl sürdü. 'Bir kadın bunu asla yapamaz, erkekler kaçıyor, yapamıyor, güç lazım, kokusuna, görüntüsüne dayanamazsın' dedi. 'Bir kere denesem' diye diye en sonunda ikna ettim.

-İlk gün neler yaşadınız?
Demet T.: Ben parşömeni teorik olarak tanıyordum ama işlenmemiş halini görmek beni zorladı. İsmail usta ilk gün benden eldivenlerimi çıkarmamı istedi. Kanlı, yağlı, ham haliyle karşımda duran deriye ellerimle dokunmamı istedi. İnsanın içinin kaldırmayacağı bir görüntüydü. Ama başarmak zorudaydım. Yapmasaydım İsmail usta bana hiçbir zaman güvenmeyecekti. Eldivenlerimi çıkardım, deriye dokundum. Ondan sonrası çok kolay geldi. Meğer bu bir sınavmış. İsmail usta çok sonradan bunu itiraf etti. Parşömenin her aşamasını öğrenmek için işten çıkar çıkmaz İsmail ustanın tabakhanesine gidiyordum. Sabahtan akşama kadar çalışıyorduk. Uzun çabalar sonucunda bugün ustamın yüzünü kara çıkarmayacak bir noktada olduğuma inanıyorum.

-Parşömenin yapımını anlatır mısınız?
Demet T. : Bir derinin parşömene dönüşmesi toplam 25-30 günü buluyor. Önce tuzlanmış deriler alınıyor, bir gün saf suyun içinde bekletiliyor. Yumuşayan deriler etlerinden ve yağlarından temizleniyor. Ardından yoğun kıvamlı bir kireç havuzuna konuluyor. Kireç havuzunda 10-12 gün bekleyen deri üzerindeki tüyler alınabilecek kıvama geldiğinde havuzdan çıkarılıp elle yolunuyor. Yay şeklindeki kavaleta bıçağı ile hem ön yüzü hem arka yüzü iyice temizleniyor. Bu aşamadan sonra deri daha az kireç bulunan ikinci havuza konuluyor ve orada da 10-12 gün bekletiliyor. Son aşamada tahta bir çerçevenin içine geriliyor. Çok eski dönemlerde de kullanılan özel bir bıçakla deri üzerinde kalan son pürüz ve kırıntılar temizleniyor, inceltiliyor. Askıda kuruyan deri parşömene dönüşmüş oluyor. Her iki yüzeyi de yazı yazmak ya da resim yapmak için kullanılabiliyor. Ben şu anda ayda en fazla 20 deri yapabiliyorum.

-Parşömeni desenlerle süsleyerek farklı bir boyut kazandırıyorsunuz. Bunun Bergama'nın tanıtımına faydası oluyor mu?
Demet T. : Parşömen hem kullanışlı hem de dekoratif bir malzeme. Ürettiim parşömenlerin bir bölümünü çeşitli dekoratif eşyalarda değerlendirdim. Öze sipariş üzerine üzerilene kara kalem ve desn çalışmaları yapıyorum. Yerli ve yabancı turistlerin çok ilgisini çekiyor. İnternet üzerinden yurt dışına da satış yapabiliyoruz. Amacım Bergama'dan doğan bu kültürel mirasa sahip çıkıp günümüzde de değer görmesini sağlamak. İlçemizde bir parşömen müzesi kurmak en büyük hayalim. İsmail ustadan aldığım emaneti elimden geldiğince iyi noktalara taşımak istiyorum.

UYDU...UYDU...UYDU...
-İsmail usta sen çırağından memnun musun?

İsmail Araç: Ben yıllardır tabakhanemde çalışırım. Yanımda kimse duramaz. Hem koku var, hem iş zor. Bir oğlum var, o da pek istemedi öğrenmeyi. 55 yıl kimseyi yetiştiremedim. Sonra Demet geldi. Yapamazsın, olmaz dedim. Ama dinlemedi. Hergün geldi gitti. Sonra birgün al deriyi tut dedim. Onu da becerince tamam o zaman dedim. Çalıştı, sözümü dinledi, öğrendi. Benden sonra o devam edecek. Bundan iyi miras mı olur? Bu bizim atalarımızın zanaatı. Ben bu yaz son derileri işleyeceğim.Yaş oldu 85. Artık olmuyor, yapamıyorum. Bundan sonra buralar Demet kızıma emanet.

UYDU...UYDU...UYDU...
HİKAYELERİ ÖDÜL GETİRDİ

İsmail usta ve çırağı Demet Sağlam Tokbay'ın hikayesi beyaz perdeye de yansıdı. Sinema eğitimini Yaşar Üniversitesi'nde alan yönetmen Tayfun Belet, Bergama parşömenini günümüzde üretebilen tek usta ve kadın çırağının hikayesini anlattığı "Çırak" isimli belgeseliyle Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü'ne layık görüldü.

UYDU...UYDU...UYDU...
PARŞÖMENİN HİKAYESİ

M.Ö. 190 yılında Atina'da yaşayan ünlü koleksiyoner Nelaus arşivindeki çok önemli kitaplarını satışa çıkartır. Açık arttırma yöntemiyle yapılan bu satışa İskenderiye Kütüphane Müdürü ile Bergama Kütüphane Müdürü katılır. Bergama Kütüphane Müdürü, kitapların ağırlığı kadar altın ödeyerek satışı kazanır. Yine aynı dönemlerde dünyanın iki büyük kütüphanesi olan İskenderiye ve Akropol arasında rekabet başlar, Bergama kütüphanesi kitap sayısında 200 bine ulaşıp İskenderiye kütüphanesini geride bırakır. Ve bu iki büyük yenilgiden sonra Mısır kralı, kitapların basıldığı papirüsün Bergama'ya gönderilmesini yasaklar. Dönemin Bergama Kralı II. Eumenes, yazı materyali açısından zor durumda kalır ve bir emir yayınlayarak papirüse alternatif bir yazı maddesi bulanı ödüllendireceğini bildirir. Çok geçmeden Sardesli sanatçı Krates, buzağı derisinden hazırlanmış üzerine yazı yazılabilir bir örnek getirir. İstenilen kullanışa elverişli görülen bu malzeme daha sonra, bilim dünyasının yolunu ışıtacak olan parşömen adını alacaktır. Krates'in yardımcısı İrodikos ise derileri daha ince bölümlere ayırarak istenildiği gibi kullanılır duruma getirir. Bu kağıda da Bergama kağıdı Charta Pergamena adı verildi. Hristiyanlığın ve İslam'ın ilk kutsal metinleri, Hipokrat Yemini ve Manga Charta'nın orijinali ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi parşömene yazıldı. Papirüsten parşömene geçişte olduğu gibi, parşömenden kağıda geçiş de yavaş oldu. İngiliz Parlamentosu bugün hala kararlarını, iki nüsha halinde, parşömene yazmakta.

KİMLİK KARTI
DEMET SAĞLAM TOKBAY KİMDİR?

6 Ocak 1978 yılında İstanbul'da doğdu. Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Restorasyon ve Konservasyon bölümünü bitirdi. İstanbul Büyükada iskelesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Taksim anıtı gibi tarihi yapıların restorasyon çalışmalarında görev aldıktan sonra Bergama Belediyesi Restorasyon bürosunda çalışmaya başladı. Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Restorasyon ve Konservasyon bölümününde dersler verdi. Yolu Anadolu'nun son parşömen ustası İsmail Araç ile kesiştikten sonra parşömen üretmeye başladı. 

Başkanın Mesajı


Başkan'ın Mesajı

Başkan'ın Mesajı

"Hayat bir rüyadır. Rüyamıza inanır, algımızı paylaşarak güçlendirir,
berrak hale getirebilirsek, ortak rüyamız olur.
Bunu başarabilirsek, hayat bir tasarım olur, mükemmel bir tasarım !"

S. Selim Gökdemir

İzmir Web Tasarım