Orkestrayı yönetmek, dünyanın en pahalı işidir - Rengim Gökmen

Orkestrayı yönetmek, dünyanın en pahalı işidir - Rengim Gökmen

İZMİR
Devlet Opera ve Balesi'nde 10 yıl boyunca Genel Müdür olarak görev yapan Rengim Gökmen'in denetimindeki Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası (KODA) gerek yurtiçi gerekse yurtdışında hem ülkemizi hem İzmir'i temsil ediyor. Geçtiğimiz günlerde de genç orkestra şef ve sanatçı adaylarının dünyaca ünlü klasik müzik yıldızlarından eğitim aldığı ‘Masterclass' eğitimin konserle sona ererken Şef Rengim Gökmen, projenin kendisini oldukça heyecanlandırdığını söyledi. Orkestra Şefliği eğitiminin dünyanın en pahalı eğitimlerinden biri olduğunu açıklayan Gökmen, "Orkestra şefi müziği başka insanlara, başka müzisyenlere de aynı şekilde hissettirebilmeli. Bu anlamda orkestra şefinin hipnotik yönü, etkileme yönü ve insanları yönlendirebilme yetisi çok güçlü olmalıdır" dedi. Rengim Gökdem, hem KODA'nın başarılarını hem de orkestra yönetmeyi Habertürk Egeli'ye anlattı.

KODA'nın çalışmalarından bahseder misiniz?
Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası 2014 yılının sonlarına doğru Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar'ın Karşıyaka'yı bir kültür ve sanat beldesi haline dönüştürme çabalarına bir adım olarak kuruldu. Bu Türkiye'de bir ilçe belediyesi tarafından kurulan, kadrolu müzisyenlerini bünyesinde barındıran ilk yapılanmadır. Kuruluşundan bu yana sadece 1 buçuk yıl süre geçmesine karşın Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası, Türkiye'de tüm sanat çevrelerinde haklı bir tanınmışlığa ulaştı. Bodrum Gümüşlük Festivali'nde, D-Marin Festivali'nde, İsveç Karlskrona Müzik Festivali'nde vermiş olduğu konserler büyük beğeni ile karşılandı. Önümüzdeki sezon da hem ülkemizde, hem de yurtdışında programa alınan konser turnelerinde ülkemizi, İzmir'i ve Karşıyaka'yı büyük başarıyla temsil edeceğine yürekten inanıyorum.

EN PAHALI EGİTİM
Orkestra Şefliği Ustalık Sınıfından bahseder misiniz?

KODA yalnızca konser çalışmaları yapan bir orkestra değildir. Bugüne kadar çocuk ve gençlere yönelik eğitim konserleri, halk konserleri, huzurevleri ve cezaevlerinde planladığımız etkinliklerle bu sosyal sorumluluk düşüncesinin önümüzdeki yıldan itibaren daha da yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Orkestra Şefliği eğitimi gerçek anlamda orkestra ile yapılabildiği için dünyanın en pahalı eğitimlerindendir. Bu nedenle orkestra şefliğine gönül vermiş gençlerimiz ülkemizde zor koşullarda, orkestraları çok az yöneterek yetişme zorlukları içindeler. Karşıyaka Belediyesi bu nedenle her yıl Karşıyaka'da KODA ile birlikte genç şeflerimizin yetişmesi amacıyla 1 haftalık bir Masterclass düzenleme kararı almıştır.İlkini bu yıl başlattığımız bu masterclass çalışmasına ilgi çok büyük oldu. 26 genç şef adayı 1 hafta süreyle KODA ile birlikte hem pratik yapma olanağı buldu, hem de teorik çalışmalarla kendilerini geliştirdiler. Final konserinde 10 genç şef KODA'yı başarıyla yöneterek, kursta edinmiş oldukları bilgileri sergileme fırsatı buldular.

Orkestra Şefi olabilmek için ne gibi özelliklere sahip olmak gerekir?
Orkestra şefinin materyali insandır. Yani müziği tam bilmek, tam duymak başarı için yeterli olmayıp, bunu başka insanlara, başka müzisyenlere de aynı şekilde hissettirebilmek, mesajlarını iletebilmek gerekir. Bu anlamda orkestra şefinin hipnotik yönü, etkileme yönü ve insanları yönlendirebilme yetisi çok güçlü olmalıdır. Orkestra şefinin konser anında gördüğümüz, vuruş tekniği dediğimiz el ve kol hareketleri kolaylıkla öğrenilebilecek şeylerdir. Bu bakımdan herkes orkestra yönetebilir ancak iyi bir orkestra şefi olmak çok uzun ve meşakkatli bir çalışma süreci gerektirir.

İstiklal Marşı'nı daha fazla enstrüman kullanarak yeni kaydını yaptıktan sonra ne gibi tepkiler aldınız?
Demin de belirttiğim gibi insanın yaratmış olduğu en mükemmel müzik aleti ‘Senfonik Orkestra' deyince senfonileri seslendirebilen, en büyük çalgı kapasitesine sahip, en olgun ve renkli sesleri elde edebilen, 80 – 100 kişilik müzik topluluklarından bahsediyoruz. İstiklal Marşı'mızın kayıtları daha önceki yıllarda da yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Devlet Çoksesli Korosu ile yaptığımız kayıt, tabi benim uzun yıllardır milli marşımızın yorumlanması üzerine bazı düşüncelerimin izlerini taşımaktadır. Marşın bazı yorumlarının çok yavaş olduğu, bunun da zaman zaman geniş topluluklarla söyleme zorunluluğundan edinilmiş bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Bu ise marştaki prozodi hatalarının daha çok öne çıkmasına yol açtığı gibi söylemeyi de güçleştirmektedir. Bu bakımdan bu yorumun temposu biraz daha yüksek, marş karakterinin ön plana çıktığı bir vurgulama içinde olmasına çalışmıştım. Bununla ilgili genellikle çok olumlu eleştiriler duydum.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü görevine geri dönecek misiniz?
İlki 92 – 95 yıllarında, ikincisi 2007 – 2014 yıllarında olmak üzere iki kez toplamda 10 yıl Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü görevini tüm yaşantımdan, ailemden, mesleğimden özveride bulunarak yürüttüm. Artık bu misyonumu tamamladığımı düşünüyorum.

İzmir'de kültür ve sanat alanında yapılan çalışmaları nasıl buluyorsunuz?
İzmir hiçbir şehrin sahip olamayacağı tarihsel ve kültürel zenginliklere, coğrafi güzelliklere sahip bir kentimiz. Maalesef çok uzun yıllar boyunca kültürel yönden ülkemizde önce Ankara'nın daha sonra İstanbul'un gerisinde kalmış bu güzel şehrimiz son yıllarda muazzam bir atılım gerçekleştirmekte. Tabi en önemli etkenin Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi gibi olağanüstü bir mekanın İzmir'in sanat yaşamına kazandırılmasının bunda büyük rolü olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Başkan Aziz Kocaoğlu'nun bu konudaki vizyonu, çalışkanlığının İzmir'i bu noktaya taşımakta büyük bir rol oynadığı gerçeğini kabul etmeliyiz. Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası'nın kurulmasıyla, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ile birlikte kamuya bağlı, kadrolu, devamlılığı olan yepyeni bir sanatsal model Kültür Bakanlığı dışında oluşturulmuştur.

Yeni projeleriniz var mı?
Orkestra şefliği maalesef buza yazılan yazı gibi kalıcı etkileri olamayan bir meslek dalı. Bu nedenle bugüne kadar kurumsallaşma yönünde göstermiş olduğum çabalar benim için daha değerli arkamda bırakacağım izlerdir. Gerek İzmir Devlet Senfoni Orkestrası gerek DOB Genel Müdürlüğü dönemlerin ve 2006 yılından beri sürdürdüğüm Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefliği görevlerim güzel anılar biriktirmemi sağladı. Ancak son yıllarda yaşadığım 2 proje beni her gün heyecana sürüklemekte. Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ve Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası. Birincisi ülkemizde ve dünyada gelecekte boy gösterecek çocuklarımızın ve gençlerimizin ilk orkestra toplu müzik yapma deneyimlerini kazandığı, yeteneklerini ilk kez senfoni orkestrası deneyiminde sergiledikleri müthiş heyecan verici bir proje. 10 yılı aşkın süredir devam ediyor. İkincisi Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası ülkemizde bir ilk. Bu orkestranın çok genç ama bir o kadar başarılı, heyecanlı ve istekli müzisyenlerden oluşması kadar, Karşıyaka'da Başkanımız Hüseyin Mutlu Akpınar'ın bize sağladığı destek ve yaratılan güzel ortamla son derece heyecan verici bir proje olarak sanat yaşantımda yer alıyor. Özellikle bundan sonra KODA çerçevesinde oluşacak Yaz Akademisi çalışmalar çerçevesinde, genç şeflere bir atölye, bir laboratuvar oluşturabilmek düşüncesi bana büyük heyecan veriyor. 

Başkanın Mesajı


Başkan'ın Mesajı

Başkan'ın Mesajı

"Hayat bir rüyadır. Rüyamıza inanır, algımızı paylaşarak güçlendirir,
berrak hale getirebilirsek, ortak rüyamız olur.
Bunu başarabilirsek, hayat bir tasarım olur, mükemmel bir tasarım !"

S. Selim Gökdemir

İzmir Web Tasarım